deyimlerimiz.com

SON EKLENEN DEYİMLER

Teşkil edilmek

Meydana getirilmek, kurulmak.
"Yeni bir parti teşkil edildi."
"Site yönetimi teşkil edilmeden olmaz."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 55 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Açık fikirli olmak

Olayları, gelişmeleri, yenilikleri iyi anlayıp gereği gibi karşılamak; düşündüğünü olduğu gibi söylemek.
"Açık fikirli olmandan dolayı seni tebrik ederim."
"Çekinmene gerek yok, açık fikirli ol lütfen."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 51 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Aslanı yatağında avlamak

Bir kimseyi harekete geçemeden etkisiz hale getirmek.

 

deyimlerimiz.com ekledi, 60 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Abur cubur yemek

İnsan sağlığına faydalı olup olmadığı düşünülmeksizin rastgele yenen, yemek yerini tutmayan yiyecekler yemek.
"Çocuklar, abur cubur yemeyin, yemek hazır."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 54 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Tazekan / taze kan

Bir kuruluşu canlandırabilecek yeni kişi veya kişiler.
"Bu takıma tazekan lazım, yoksa işimiz zor."

Deyim değil, sıfattır.

 

deyimlerimiz.com ekledi, 50 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Acı söz söylemek

İnsanın gönlünü inciten, onuruna dokunan, kırıcı, üzücü, ağır söz söylemek.
"Hiç düşünmeden, bana acı sözler söyledin."
"Acı söz söyleyip kardeşini çok kırdın."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 43 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Hatır senedi

Gerçek bir ticari işleme ve bir alacağa dayanmayan, gerçek duruma uymayan, yalnız herhangi bir kişiye para sağlamak amacıyla düzenlenerek imzalanan senet.
"Sağ olsun, babandan iki tane hatır senedi aldım."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 68 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Kabul eylemek

1. Bir şeye isteyerek veya istemeyerek razı olmak.
"Kabul eylerseniz, akşama size oturmaya geleceğiz."

2. Yanına, katına almak.
"Kabul eylerseniz, bu akşam ben de sizinle gideyim."

3. Bir armağanı almak.
"Lütfen bu çiçeği kabul eyleyin."

4. Onaylamak.
"Büyüklerinin yanında böyle konuşmanı kabul eyleyemem."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 67 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Dalgın dalgın

Çevresiyle ilgilenmeden, düşünceli olarak.
"Dalgın dalgın camdan bakıyordu."
"Dün akşam dalgın dalgın giderken merdivenden düşmüş."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 70 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Elin ağzına bakma

Başka kişilerin sözüyle hareket etme.
"Sen elin ağzına bakma, böyle bir şey yok."
"Elin ağzına bakmayı bırak, başın derde girecek."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 65 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

RASTGELE TÜRKÇE DEYİMLER

Kıtlıktan çıkmış gibi

Doymak bilmezcesine.
"Kıtlıktan çıkmış gibi yiyorsunuz."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 291 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Vur dediyse öldür demedi

Bir dileği yerine getirirken aşırılığa kaçan kişiler, olaylar için söylenen bir söz.
"Bu saçların hali ne abi, vur dediyse öldür demedi ya!"

 

deyimlerimiz.com ekledi, 39 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Yarından tezi yok

En kısa zamanda, çok çabuk, geciktirmeden.
"Yarından tezi yok, direksiyon çalışmalarına başlayalım."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 83 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Türkü söylemek

Ezgisiyle bir türküyü seslendirmek.

 

deyimlerimiz.com ekledi, 85 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Aklına getirmemek

1. Olabileceğini, gerçekleşebileceğini düşünmemek.
"Sınıfta kalabileceğimi hiç aklıma getirmedim."
"Böyle bir sonuç olabileceğini aklına getirmemiştim."

1. Hatırlatmamak.
"Gösterdiğim fotoğraflar aklına bir şey getirmedi mi?"
"Yaşadığın kötü şeyleri aklına getirmemeye çalış."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 123 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Elde bir

Kesinlikle gerçekleşecek şey, anlamında kullanılır.
"Bu maç elde bir."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 93 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Güdük kalmak

1. Büyüyememek, küçük, bodur kalmak.
"Ben kardeş içinde, sonuncusu güdük kalmış."
"Annesi güdük kalırsın diye, bir şeyler yedirmeye çalışıyordu."

2. Bitmemiş, sonuç vermemiş durumda olmak.
"O kadar para aldık, iş güdük kalmasın diye uğraşıyoruz."
"Güdük kalmış işlerimizi de gözden geçirmeliyiz."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 50 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Düz taban

1. Uğursuz.

2. Ayak tabanı kemerli değil de düz olan.

 

deyimlerimiz.com ekledi, 72 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Baştan kara gitmek

Sonunu düşünmeyerek, hatta sonucun kötü olduğunu bildiği hâlde hesapsız, batarcasına bir yol tutmak; felâkete doğru gitmek.
"Bu baştan kara gittiğin hayata artık bir son vermelisin."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 51 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Karda gezip izini belli etmemek

Kimsenin sezemeyeceği biçimde gizli bir iş çevirmek, uygunsuz işler yapmak.
"Onun nasıl biri olduğunu bana sorun; o, karda gezip izini belli etmeyenlerdendir."
"Belli ki sen de karda gezip izini belli etmeyenlerden birisin."
"Tüm kayıtları taradım da bir şey bulamadım, adam karda gezip izini belli etmemiş."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 270 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü