deyimlerimiz.com

SON EKLENEN DEYİMLER

Teşkil edilmek

Meydana getirilmek, kurulmak.
"Yeni bir parti teşkil edildi."
"Site yönetimi teşkil edilmeden olmaz."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 972 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Açık fikirli olmak

Olayları, gelişmeleri, yenilikleri iyi anlayıp gereği gibi karşılamak; düşündüğünü olduğu gibi söylemek.
"Açık fikirli olmandan dolayı seni tebrik ederim."
"Çekinmene gerek yok, açık fikirli ol lütfen."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 970 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Aslanı yatağında avlamak

Bir kimseyi harekete geçemeden etkisiz hale getirmek.

 

deyimlerimiz.com ekledi, 981 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Abur cubur yemek

İnsan sağlığına faydalı olup olmadığı düşünülmeksizin rastgele yenen, yemek yerini tutmayan yiyecekler yemek.
"Çocuklar, abur cubur yemeyin, yemek hazır."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 943 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Tazekan / taze kan

Bir kuruluşu canlandırabilecek yeni kişi veya kişiler.
"Bu takıma tazekan lazım, yoksa işimiz zor."

Deyim değil, sıfattır.

 

deyimlerimiz.com ekledi, 1063 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Acı söz söylemek

İnsanın gönlünü inciten, onuruna dokunan, kırıcı, üzücü, ağır söz söylemek.
"Hiç düşünmeden, bana acı sözler söyledin."
"Acı söz söyleyip kardeşini çok kırdın."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 979 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Hatır senedi

Gerçek bir ticari işleme ve bir alacağa dayanmayan, gerçek duruma uymayan, yalnız herhangi bir kişiye para sağlamak amacıyla düzenlenerek imzalanan senet.
"Sağ olsun, babandan iki tane hatır senedi aldım."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 970 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Kabul eylemek

1. Bir şeye isteyerek veya istemeyerek razı olmak.
"Kabul eylerseniz, akşama size oturmaya geleceğiz."

2. Yanına, katına almak.
"Kabul eylerseniz, bu akşam ben de sizinle gideyim."

3. Bir armağanı almak.
"Lütfen bu çiçeği kabul eyleyin."

4. Onaylamak.
"Büyüklerinin yanında böyle konuşmanı kabul eyleyemem."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 944 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Dalgın dalgın

Çevresiyle ilgilenmeden, düşünceli olarak.
"Dalgın dalgın camdan bakıyordu."
"Dün akşam dalgın dalgın giderken merdivenden düşmüş."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 880 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Elin ağzına bakma

Başka kişilerin sözüyle hareket etme.
"Sen elin ağzına bakma, böyle bir şey yok."
"Elin ağzına bakmayı bırak, başın derde girecek."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 946 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

RASTGELE TÜRKÇE DEYİMLER

Atı eşkin, kılıcı keskin

Her bakımdan güçlü, dilediğini yapabilir.
"Zalimlere karşı durmak mı istiyorsun? Atın eşkin, kılıcın keskin olmalı!"

 

deyimlerimiz.com ekledi, 393 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Göğsünü germek

Bir zorluğa dayanmak, karşı koymak, direnmek.
"Bu günlere tüm zorluklara göğsünü gererek geldi."
"Yıllarca bu hastalığa göğsünü germişti."
"Eleştirilere her zaman göğsünü germiş biri."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 466 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Elde tutmak

Sahibi olsun olmasın, bir malı mülkiyeti altında bulundurmak, zilyet olmak.
"Bulduğumuz tarihi eserleri elde tutmak istemiyorum."
"Parayı elde tutmak mantıklı gelmedi, altına yatıracağım."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 425 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Un ufak olmak

Çok ufak kırıntılar durumuna gelmek, parçalanmak.
"Betona düşen bardak un ufak olup etrafa saçıldı."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 361 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Maskarası olmak

Birinin ya da birilerinin eğlencesi olmak.
"Akşam akşam çocukların maskarası olduk."
"Sevimli kedi yavruları, parktaki çocukların maskarası olmuştu."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 342 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Kuytu köşe

Gözden uzak, ıssız ve sessiz yer.
"Kuytu köşe buluştuğunuzu biliyoruz."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 476 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Paçası tutuşmak

Telaşlanmak, endişelenmek.
"Misafirlerin geleceğini öğrenince, herkesin paçası tutuştu."
"Fabrikanın kapanacağını duyan işçilerin paçası tutuştu."
"Okulda arama varmış, herkesin paçası tutuştu."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 480 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Eli yüzü düzgün

Güzelce, çirkin olmayan.
"Eli yüzü düzgün bir kız bulayım, evlendireceğim bu oğlanı artık Necla'cım."
"Eli yüzü düzgün bir müdürümüz vardı."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 685 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Yüzü kalmamak

Bir kimseye karşı pek borçlu bulunmak ve ondan artık bir şey isteyecek hâli kalmamak.
"Bu güne kadar ne istedimse verdi. Artık yüzüm kalmadı, git, isteyebileceksen sen iste."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 343 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Yeğin kış

Şiddetli kış.
"Bu yıl yeğin bir kış görmedik."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 349 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü