deyimlerimiz.com

SON EKLENEN DEYİMLER

Teşkil edilmek

Meydana getirilmek, kurulmak.
"Yeni bir parti teşkil edildi."
"Site yönetimi teşkil edilmeden olmaz."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 425 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Açık fikirli olmak

Olayları, gelişmeleri, yenilikleri iyi anlayıp gereği gibi karşılamak; düşündüğünü olduğu gibi söylemek.
"Açık fikirli olmandan dolayı seni tebrik ederim."
"Çekinmene gerek yok, açık fikirli ol lütfen."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 415 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Aslanı yatağında avlamak

Bir kimseyi harekete geçemeden etkisiz hale getirmek.

 

deyimlerimiz.com ekledi, 440 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Abur cubur yemek

İnsan sağlığına faydalı olup olmadığı düşünülmeksizin rastgele yenen, yemek yerini tutmayan yiyecekler yemek.
"Çocuklar, abur cubur yemeyin, yemek hazır."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 381 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Tazekan / taze kan

Bir kuruluşu canlandırabilecek yeni kişi veya kişiler.
"Bu takıma tazekan lazım, yoksa işimiz zor."

Deyim değil, sıfattır.

 

deyimlerimiz.com ekledi, 370 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Acı söz söylemek

İnsanın gönlünü inciten, onuruna dokunan, kırıcı, üzücü, ağır söz söylemek.
"Hiç düşünmeden, bana acı sözler söyledin."
"Acı söz söyleyip kardeşini çok kırdın."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 379 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Hatır senedi

Gerçek bir ticari işleme ve bir alacağa dayanmayan, gerçek duruma uymayan, yalnız herhangi bir kişiye para sağlamak amacıyla düzenlenerek imzalanan senet.
"Sağ olsun, babandan iki tane hatır senedi aldım."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 438 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Kabul eylemek

1. Bir şeye isteyerek veya istemeyerek razı olmak.
"Kabul eylerseniz, akşama size oturmaya geleceğiz."

2. Yanına, katına almak.
"Kabul eylerseniz, bu akşam ben de sizinle gideyim."

3. Bir armağanı almak.
"Lütfen bu çiçeği kabul eyleyin."

4. Onaylamak.
"Büyüklerinin yanında böyle konuşmanı kabul eyleyemem."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 416 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Dalgın dalgın

Çevresiyle ilgilenmeden, düşünceli olarak.
"Dalgın dalgın camdan bakıyordu."
"Dün akşam dalgın dalgın giderken merdivenden düşmüş."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 404 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Elin ağzına bakma

Başka kişilerin sözüyle hareket etme.
"Sen elin ağzına bakma, böyle bir şey yok."
"Elin ağzına bakmayı bırak, başın derde girecek."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 447 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

RASTGELE TÜRKÇE DEYİMLER

Gönlünden geçirmek

1. Bir şeyin olmasını ya da bir şey yapmayı istemek.
"Buradan bir arsa almayı gönlümden geçirmiştim, ama nasip olmadı."

2. Düşünmek.
"Okulu bırakıp çalışmayı, birkaç kez gönlünden geçirmiş."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 204 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Pike yapmak

1. Uçak dik biçimde inmek.
"İki F-16 uçağı pike yaptı."

2. Bilardoda, masaya dikey durumda tutulmuş isteka ile topa vurmak.
"Yaptığı pike ile tam isabet yaptı."

3. Suya dalmak.
"Havuza pike yaptım, az daha dibe çakılıyordum."

4. Aşağıya doğru dalış yapmak, dibe doğru yönelmek.
"Karganın biri üzerime doğru pike yaptı."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 263 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Yol açmak

1. Yeni bir yol yapmak.
"İş makineleri yeni yol açmak için gece gündüz çalışıyor."

2. Herhangi bir sebepten ötürü kapanmış yolu açmak, geçilir duruma getirmek.
"Kardan kapanan yolları kısa sürede açtılar."

3. Birinin geçmesi için kenara çekilip geçme önceliği tanımak.
"Sanatçı sahneye doğru giderken, korumaları yol açmak için epey zorlandılar."

4. Bir olayın başlamasına sebep olmak, öncülük etmek, örnek olmak.
"Onun bu çıkışı özgürlük hareketinin başlamasına yol açtı."

5. Bir olayın nedeni olmak.
"Konuşmacının sözleri bir tartışmaya yol açmıştı."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 366 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Ali kıran baş kesen

Çok zorba, kaba kuvvetle hâkimiyet kuran.
"Mehmet, sınıfın Ali kıran baş kesini olmuştu."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 379 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Mektup atmak

Mektubu postaya vermek.
"Teknolojik gelişmeler, mektup atmak gibi bir eylemi de yok ediyor."
"Yurt dışına mektup atmak için postaneye gittim."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 186 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Kıl payı kalmak

Çok az, az bir fark kalmak.
"Araba o hızla virajı alamadı, uçuruma yuvarlanmasına kıl payı kalmıştı."
"Kıl payı kaldı, az daha balkondan düşüyordu."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 235 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Tan ağarmak

Gün doğmaya başlamak, şafak sökmek.
"Erken yatalım, yarın tan ağarmadan yola çıkacağız."
"Bugün tan ağarmadan uyandım, kısa bir yürüyüş yaptım."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 212 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Allah indinde zayi olmamak

Allah nazarında makbul sayılmak.

 

deyimlerimiz.com ekledi, 166 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Uhdesine almak

Bir işi üstüne almak, yapacağına söz vermek, sorumluluğu altına almak.
"Bu ay ev kirasını uhdesine almakla büyük iyilik etti."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 138 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Bitli kokuş

Üstü başı kirli, vücut temizliğine bakmayan (kadın, kız).

 

deyimlerimiz.com ekledi, 196 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü