Muhafaza altına almak deyimi
Korumak, saklamak, bir yerde tutmak, kapatmak.
"Bu paraları yarın sabaha kadar, sıkı muhafaza altına almalıyız."
"Bazı canlı türlerini, muhafaza altına almak zorunluluk."
deyimlerimiz.com
Açıklamalı Türkçe Deyimler ve Atasözleri Sözlüğü
Korumak, saklamak, bir yerde tutmak, kapatmak.
"Bu paraları yarın sabaha kadar, sıkı muhafaza altına almalıyız."
"Bazı canlı türlerini, muhafaza altına almak zorunluluk."
deyimlerimiz.com
İki şey arasında ilişki bulmak, yakınlık görmek.
"İkisi de ayrı dünyaların insanı, onlar arasında nasıl bir münasebet kurabildin acaba?"
"Olumlu münasebet kurmak, restleşerek olmaz, diyalog ile olur."
deyimlerimiz.com
1. Tanışma yolu açmak, ilişki kurmak.
"Bir çay içip, münasebete girmek için ilk adımlarını attılar."
2. Cinsel yaklaşımda bulunmak.
"Her gördüğüyle münasebete girmek isteyen, kart bir zamparaydı."
deyimlerimiz.com
Sırası gelmek.
"Biraz sabret, münasebeti düşerse ben söylerim."
deyimlerimiz.com
Kişi mallarına devlet adına yasal olarak el koymak.
"Yasa dışı işlere bulaşınca, müsadere edildi."
"Kaçakçıların arabası da müsadere edildi."
deyimlerimiz.com
Varlıklı, iyi, güzel ve mutlu günlerimizde bizimle dostluk kuran, arkadaşlık eden, yanımızdan ayrılmak istemeyen çok olur. Herkesin mutluluktan bir pay almaya çalıştığı böyle günlerimizde, etrafımızdaki bu kişilerin hepsine gerçek dost diyebilir miyiz? Kuşkusuz hayır. Bu ancak işlerimizin kötü gittiği, üzüntülerimizin arttığı, felâketlerin bizi boğmaya çalıştığı günlerimizde belli olur. İyi ve mutlu günlerimizde olduğu gibi, bizi kara günlerimizde de yalnız bırakmayan, sıkıntılarımızı paylaşan kişiler gerçek dostlarımızdır.
deyimlerimiz.com
Bir işin doğru bir biçimde olması için, gerekli koşulların, araçların bulunmasına bağlıdır. Zengin olmayan kişi güzel bir yapı; sanat gücü bulunmayan kişi beğenilir bir eser yapamaz.
deyimlerimiz.com
İyileşip sağlığına kavuştuktan uzun yıllar sonra bile sıtma hastalığına yakalanmış kimse, sarı, soluk yüzünden belli olur.
deyimlerimiz.com
İnsan, sorununu en iyi şekilde ancak kendi bilir ve çözebilir. Hiç kimse, başkasının içine düştüğü derdi tam anlamıyla kavrayamaz. Çünkü üzücü olaylar sadece ilgili kimseleri kederlendirir, onlara acı verir. Bu bakımdan birinin derdine çare bulacak kimseler olayla ne kadar ilgilenseler de keyiflerini bozmazlar, derinden acı duyarak işe girişmezler, acele etmezler ve çözüm bulmak için gerekli çabayı göstermezler hatta neşelerini kaybetmezler.
deyimlerimiz.com
Sözün gerçek anlamında "Hay" ve "Hû" Allah demektir. Yani Allah'tan gelen, yine Allah'a gider anlamındadır bu söz. Ancak halk arasında mecazî bir anlam kazanmıştır. Kolay ve emeksiz kazanılan şeyler elden kolay çıkar. Elde kalıcı olanlar, emek sarf edip alın teri dökerek kazanılan şeylerdir.
deyimlerimiz.com