Sancısı tutmak deyimi
1. Birdenbire ve şiddetli bir ağrı gelmek.
"Yemekten sonra karnımı sancısı tuttu."
2. Tedirgin olmak.
"Suçunu annem öğrenecek diye, sancısı tuttu galiba."
deyimlerimiz.com
Açıklamalı Türkçe Deyimler ve Atasözleri Sözlüğü
1. Birdenbire ve şiddetli bir ağrı gelmek.
"Yemekten sonra karnımı sancısı tuttu."
2. Tedirgin olmak.
"Suçunu annem öğrenecek diye, sancısı tuttu galiba."
deyimlerimiz.com
Yoğun etki altında kalmak.
"Sarılıp kundaklanmaktan doğru bir karar veremiyorum."
deyimlerimiz.com
Karşılıklı olarak ateş etmek.
"Miras yüzünden silah silaha girmişler."
deyimlerimiz.com
Sulu yemek kaynaya kaynaya suyu azalmak.
"Suyu seli kalmadı, altını kapat şunun."
deyimlerimiz.com
1. Futbolda hücuma geçen takımın en az bir oyuncusu topla oynandığı anda rakip takımın kale çizgisine, o takımın en yakın oyuncusundan daha yakın bulunmak.
"Ofsaytta kaldığı için gol pozisyonu kaçtı."
"Ofsaytta kalmamak için, futbolcu sürekli hareketli olmalı."
2. İstemediği hâlde kötü bir durumda kalmak.
"Evraklar eksik olunca bankada ofsaytta kaldık."
"Ofsaytta kalmamak için sözlerine dikkat et."
deyimlerimiz.com
Varlıklı, iyi, güzel ve mutlu günlerimizde bizimle dostluk kuran, arkadaşlık eden, yanımızdan ayrılmak istemeyen çok olur. Herkesin mutluluktan bir pay almaya çalıştığı böyle günlerimizde, etrafımızdaki bu kişilerin hepsine gerçek dost diyebilir miyiz? Kuşkusuz hayır. Bu ancak işlerimizin kötü gittiği, üzüntülerimizin arttığı, felâketlerin bizi boğmaya çalıştığı günlerimizde belli olur. İyi ve mutlu günlerimizde olduğu gibi, bizi kara günlerimizde de yalnız bırakmayan, sıkıntılarımızı paylaşan kişiler gerçek dostlarımızdır.
deyimlerimiz.com
Bir işin doğru bir biçimde olması için, gerekli koşulların, araçların bulunmasına bağlıdır. Zengin olmayan kişi güzel bir yapı; sanat gücü bulunmayan kişi beğenilir bir eser yapamaz.
deyimlerimiz.com
İyileşip sağlığına kavuştuktan uzun yıllar sonra bile sıtma hastalığına yakalanmış kimse, sarı, soluk yüzünden belli olur.
deyimlerimiz.com
İnsan, sorununu en iyi şekilde ancak kendi bilir ve çözebilir. Hiç kimse, başkasının içine düştüğü derdi tam anlamıyla kavrayamaz. Çünkü üzücü olaylar sadece ilgili kimseleri kederlendirir, onlara acı verir. Bu bakımdan birinin derdine çare bulacak kimseler olayla ne kadar ilgilenseler de keyiflerini bozmazlar, derinden acı duyarak işe girişmezler, acele etmezler ve çözüm bulmak için gerekli çabayı göstermezler hatta neşelerini kaybetmezler.
deyimlerimiz.com
Sözün gerçek anlamında "Hay" ve "Hû" Allah demektir. Yani Allah'tan gelen, yine Allah'a gider anlamındadır bu söz. Ancak halk arasında mecazî bir anlam kazanmıştır. Kolay ve emeksiz kazanılan şeyler elden kolay çıkar. Elde kalıcı olanlar, emek sarf edip alın teri dökerek kazanılan şeylerdir.
deyimlerimiz.com