Yeni Eklenen Deyimler
Birisi sözü bitirmeden, başkası tepkiyle karşılık vererek onu susturmak, konuşturmamak.
"Lakırdıyı ağzıma tıkayınca, gerçekten çok sinir oldum."
"Adamcağız ağzını açar açmaz, lakırdıyı ağzına tıkadılar."
"İleri geri konuşmaya başlayınca, lakırdıyı ağzına tıkadım."
deyimlerimiz.com
Kendisinden öç alınmamak, yaptığı kötülük sert karşılık görmemek, cezasız kalmak.
"Adamın ettiği yanına kaldı, nasıl adalet bu?"
"Onu şikayet etmezsem, bütün bu ettiği yanına kalacak."
deyimlerimiz.com
Kendisinden öç alınmamak, yaptığı kötülük sert karşılık görmemek, cezasız kalmak.
"Adamın ettikleri yanına kaldı, nasıl adalet bu?"
"Onu şikayet etmezsem, bütün bu ettikleri yanına kalacak."
deyimlerimiz.com
Sadece kendi eğlencesini düşünmek, zevkine bakmak.
"Sen işin zevkine olduğun için, bizim çektiğimiz sıkıntıları anlamazsın."
deyimlerimiz.com
Fiziksel bir aktiviteden, çalışmaktan dolayı çok yorulmak.
"Uzun süre koşunca, dili bir karış dışarı sarkmıştı."
"Dili bir karış dışarı sarkmış, traktörün arkasından yetişmeye çalışıyordu."
"Futbolcunun dili bir karış dışarı sarkmış, hala oyunda tutuluyor."
deyimlerimiz.com
Yeni Eklenen Atasözleri
Varlıklı, iyi, güzel ve mutlu günlerimizde bizimle dostluk kuran, arkadaşlık eden, yanımızdan ayrılmak istemeyen çok olur. Herkesin mutluluktan bir pay almaya çalıştığı böyle günlerimizde, etrafımızdaki bu kişilerin hepsine gerçek dost diyebilir miyiz? Kuşkusuz hayır. Bu ancak işlerimizin kötü gittiği, üzüntülerimizin arttığı, felâketlerin bizi boğmaya çalıştığı günlerimizde belli olur. İyi ve mutlu günlerimizde olduğu gibi, bizi kara günlerimizde de yalnız bırakmayan, sıkıntılarımızı paylaşan kişiler gerçek dostlarımızdır.
deyimlerimiz.com
Bir işin doğru bir biçimde olması için, gerekli koşulların, araçların bulunmasına bağlıdır. Zengin olmayan kişi güzel bir yapı; sanat gücü bulunmayan kişi beğenilir bir eser yapamaz.
deyimlerimiz.com
İyileşip sağlığına kavuştuktan uzun yıllar sonra bile sıtma hastalığına yakalanmış kimse, sarı, soluk yüzünden belli olur.
deyimlerimiz.com
İnsan, sorununu en iyi şekilde ancak kendi bilir ve çözebilir. Hiç kimse, başkasının içine düştüğü derdi tam anlamıyla kavrayamaz. Çünkü üzücü olaylar sadece ilgili kimseleri kederlendirir, onlara acı verir. Bu bakımdan birinin derdine çare bulacak kimseler olayla ne kadar ilgilenseler de keyiflerini bozmazlar, derinden acı duyarak işe girişmezler, acele etmezler ve çözüm bulmak için gerekli çabayı göstermezler hatta neşelerini kaybetmezler.
deyimlerimiz.com
Sözün gerçek anlamında "Hay" ve "Hû" Allah demektir. Yani Allah'tan gelen, yine Allah'a gider anlamındadır bu söz. Ancak halk arasında mecazî bir anlam kazanmıştır. Kolay ve emeksiz kazanılan şeyler elden kolay çıkar. Elde kalıcı olanlar, emek sarf edip alın teri dökerek kazanılan şeylerdir.
deyimlerimiz.com
Türkçe Deyimler Hakkında Bilgiler
Deyimin Ansiklopedik Anlamı
Çoğunlukla birden çok sözcükten oluşan ve sözcüklerin temel anlamları dışında, yeni, benzetmeli bir anlamı yansıtmak üzere kullanılan öge. Deyimler ya da deyim niteliği taşıyan örneklerdeki sözcükler ayrı yazılır: danışıklı dövüş, elden ayaktan düşmek, dokuz doğurmak, ağzı var dili yok, eli uzun, kulağı delik, pişmiş aşa su katmak, püf noktası, yağmurdan kaçarken doluya tutulmak.....
devamını oku
Deyimler ve Atasözlerinin Farklı Yönleri
Deyimler ve Atasözlerinin Farklı Yönleri - Deyimlerin amacı bir durumu ya da kavramı özel bir kalıp içinde ilgi çekici biçimde bildirmektir. -Deyimlerin mecazlı anlamı vardır.- Deyimlerin öyküsü, efsanesi kaynağı genellikle vardır....
devamını oku
Deyimler ve Atasözlerinin Benzer Yönleri
Deyimler ve Atasözlerinin Benzer Yönleri - Kalıplaşmış sözlerdir, kelime dizilişleri değiştirilemez. - Her ikisinde de kelimelerde mecaz, istiare, kinaye vardır. - Ses, söz ve anlatım sanatlarından yararlanılmıştır. Topluma mal olmuş sözlerdir. Ustaca ve bilgece söylenmiş sözlerdir....
devamını oku