Mikrofona koymak deyimi
Hikâye, roman, oyun vb. eserleri radyo için elverişli duruma getirip yayımlamak.
"Bazı eserlerini, mikrofona koymalarına izin vermedi."
deyimlerimiz.com
Açıklamalı Türkçe Deyimler ve Atasözleri Sözlüğü
Hikâye, roman, oyun vb. eserleri radyo için elverişli duruma getirip yayımlamak.
"Bazı eserlerini, mikrofona koymalarına izin vermedi."
deyimlerimiz.com
Önemli işler yüzünden başka işlere yetişememek.
"Kaçmaktan kovalamaya vakit bulursam çok mutlu olacağım."
deyimlerimiz.com
Dünya kurulalı beri, çok eskiden beri.
"Kalubeladan beri böyle gelmiş böyle gider."
"Kalubeladan beri toprak besler insanoğlunu."
deyimlerimiz.com
1. Güneşin batmasıyla ortalık yarı karanlık olmak.
"Karanlık çökmeye başlayınca eve dönmek zorunda kaldık."
2. Gökyüzünün bulutlanması nedeniyle ortalık yarı karanlık olmak.
"Karanlık çökmeye başladı, yağmur yağmadan her şeyi toplamalıyız."
deyimlerimiz.com
Bir iyilik yaptıktan sonra, bu iyiliği hiçe indirecek bir kötülük yapmak.
"Bize kaşıkla yedirip sapıyla kusturmasan şaşardım zaten."
"Kaşıkla yedirip sapıyla kusturmayı biz de bilirdik ama nihayetinde iyi niyetliyiz."
deyimlerimiz.com
Varlıklı, iyi, güzel ve mutlu günlerimizde bizimle dostluk kuran, arkadaşlık eden, yanımızdan ayrılmak istemeyen çok olur. Herkesin mutluluktan bir pay almaya çalıştığı böyle günlerimizde, etrafımızdaki bu kişilerin hepsine gerçek dost diyebilir miyiz? Kuşkusuz hayır. Bu ancak işlerimizin kötü gittiği, üzüntülerimizin arttığı, felâketlerin bizi boğmaya çalıştığı günlerimizde belli olur. İyi ve mutlu günlerimizde olduğu gibi, bizi kara günlerimizde de yalnız bırakmayan, sıkıntılarımızı paylaşan kişiler gerçek dostlarımızdır.
deyimlerimiz.com
Bir işin doğru bir biçimde olması için, gerekli koşulların, araçların bulunmasına bağlıdır. Zengin olmayan kişi güzel bir yapı; sanat gücü bulunmayan kişi beğenilir bir eser yapamaz.
deyimlerimiz.com
İyileşip sağlığına kavuştuktan uzun yıllar sonra bile sıtma hastalığına yakalanmış kimse, sarı, soluk yüzünden belli olur.
deyimlerimiz.com
İnsan, sorununu en iyi şekilde ancak kendi bilir ve çözebilir. Hiç kimse, başkasının içine düştüğü derdi tam anlamıyla kavrayamaz. Çünkü üzücü olaylar sadece ilgili kimseleri kederlendirir, onlara acı verir. Bu bakımdan birinin derdine çare bulacak kimseler olayla ne kadar ilgilenseler de keyiflerini bozmazlar, derinden acı duyarak işe girişmezler, acele etmezler ve çözüm bulmak için gerekli çabayı göstermezler hatta neşelerini kaybetmezler.
deyimlerimiz.com
Sözün gerçek anlamında "Hay" ve "Hû" Allah demektir. Yani Allah'tan gelen, yine Allah'a gider anlamındadır bu söz. Ancak halk arasında mecazî bir anlam kazanmıştır. Kolay ve emeksiz kazanılan şeyler elden kolay çıkar. Elde kalıcı olanlar, emek sarf edip alın teri dökerek kazanılan şeylerdir.
deyimlerimiz.com