Zararı dokunmamak deyimi
Olumsuz ve istenmeyen bir etkisi olmamak.
"O bisikletin bize zararı dokunmaz, oraya bırakabilirsiniz."
"Köpeğim çok uysaldır, kimseye zararı dokunmaz."
deyimlerimiz.com
Açıklamalı Türkçe Deyimler ve Atasözleri Sözlüğü
Olumsuz ve istenmeyen bir etkisi olmamak.
"O bisikletin bize zararı dokunmaz, oraya bırakabilirsiniz."
"Köpeğim çok uysaldır, kimseye zararı dokunmaz."
deyimlerimiz.com
Çok az veya zorla konuşmak.
"Bakıyorum da bugün dirhemle konuşuyorsunuz Arzu Hanım."
"İki saattir dirhemle konuşuyor mübarek."
"Dirhemle konuşuyor çocuk, her şeyi öğrenemedim."
Dirhem: 3,1 gramlık eski bir ağırlık ölçüsü birimi.
deyimlerimiz.com
1. Bir kimseye hizmet veya kulluk etmek.
"Aralıksız dokuz yıl o konağın uşaklığını yaptım."
"Dileyin bir ömür sizin uşaklığınızı yapayım efendim."
2. Kendi çıkarı için yasal veya ahlaki olmasa bile başkasının her dediğini yapmak zorunda olmak.
"Para babalarının uşaklığını yapmaktan vazgeçmiyorlar."
"Biz kimin uşaklığını yaptığını iyi biliyoruz."
"O adamın uşaklığını yapmayı bırak, başın büyük belaya girecek."
deyimlerimiz.com
Herhangi bir güç durumdan sıyrılmak.
"Ödev yapmamış, durumu kurtarmak için aceleden üç beş satır karalamıştı."
"Durumu kurtarmak için yalan söylemek zorunda kaldım."
deyimlerimiz.com
Kusurlu, ayıplı, lekeli saymak.
"Siz böyle konuşarak, burada çalışanlar şaibe altında bırakıyorsunuz."
"Kimseyi şaibe altında bırakmak istemem, lakin bunu yapan aranızdan biri."
"Olayı çözmediğiniz sürece, ortakların tümünü şaibe altında bırakacaksınız."
deyimlerimiz.com
Varlıklı, iyi, güzel ve mutlu günlerimizde bizimle dostluk kuran, arkadaşlık eden, yanımızdan ayrılmak istemeyen çok olur. Herkesin mutluluktan bir pay almaya çalıştığı böyle günlerimizde, etrafımızdaki bu kişilerin hepsine gerçek dost diyebilir miyiz? Kuşkusuz hayır. Bu ancak işlerimizin kötü gittiği, üzüntülerimizin arttığı, felâketlerin bizi boğmaya çalıştığı günlerimizde belli olur. İyi ve mutlu günlerimizde olduğu gibi, bizi kara günlerimizde de yalnız bırakmayan, sıkıntılarımızı paylaşan kişiler gerçek dostlarımızdır.
deyimlerimiz.com
Bir işin doğru bir biçimde olması için, gerekli koşulların, araçların bulunmasına bağlıdır. Zengin olmayan kişi güzel bir yapı; sanat gücü bulunmayan kişi beğenilir bir eser yapamaz.
deyimlerimiz.com
İyileşip sağlığına kavuştuktan uzun yıllar sonra bile sıtma hastalığına yakalanmış kimse, sarı, soluk yüzünden belli olur.
deyimlerimiz.com
İnsan, sorununu en iyi şekilde ancak kendi bilir ve çözebilir. Hiç kimse, başkasının içine düştüğü derdi tam anlamıyla kavrayamaz. Çünkü üzücü olaylar sadece ilgili kimseleri kederlendirir, onlara acı verir. Bu bakımdan birinin derdine çare bulacak kimseler olayla ne kadar ilgilenseler de keyiflerini bozmazlar, derinden acı duyarak işe girişmezler, acele etmezler ve çözüm bulmak için gerekli çabayı göstermezler hatta neşelerini kaybetmezler.
deyimlerimiz.com
Sözün gerçek anlamında "Hay" ve "Hû" Allah demektir. Yani Allah'tan gelen, yine Allah'a gider anlamındadır bu söz. Ancak halk arasında mecazî bir anlam kazanmıştır. Kolay ve emeksiz kazanılan şeyler elden kolay çıkar. Elde kalıcı olanlar, emek sarf edip alın teri dökerek kazanılan şeylerdir.
deyimlerimiz.com